İLESAM CUMARTESİ SOHBETLERİ VE ŞİİR DİNLETİSİ 

"Borçalı Türkleri ve Aşıklık Geleneği"
 

3 Kasım 2018 Cumartesi, Saat:14.00 

İLESAM Genel Merkezi Salonu

 





Edebiyatın, sanatın, kültürün ve aktüel konuların konuşulduğu, şiirlerin okunduğu etkinliklerine devam eden Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliğinin Cumartesi toplantılarından biri daha 3 Kasım 2018 tarihinde İLESAM Kültür Evinde gerçekleştirildi.

İLESAM Yönetim Kurulu Üyesi Durak Turan Düz'ün yaptığı açılış konuşmasıyla başlayan program, Âşık Selahattin Dündar'ın "Borçalı Türkleri ve Aşıklık Geleneği" konusunu anlatması ile devam etti.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta

Sayın Âşık Selahattin Dündar'a konuşma metnini bizlerle paylaştığı için teşekkür ediyor ve metni sizlere aktarıyoruz.

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi


BORÇALI TÜRKLERİ VE ÂŞIKLIK GELENEĞİ… 

BORÇALI TARİHİ, COĞRAFYASI VE NÜFUS YAPISI:

                  Borçalı: Günümüzde Gürcistan Cumhuriyetinin güney doğusunda yer alan ve aşağı Kartli olarak isimlendirilen, Terekeme/Karapapak Türklerinin yaşadığı bölgenin tarihi adıdır.

                    Borçalı İçtimai Cemiyeti başkanı Zalimxan Memedli’ye göre; Borçalı sözü: “Börü Çala” yani”Kurtlar Vadisi” anlamındadır. Kimilerine göre de bölge bu ismi; bu toprakların ilk sahipleri olan Barsillerin soyu, Boroçoğulları/Karapapak Türklerinden almıştır. Sözü geçen Karapapaklar ki; milattan önce dahi bu topraklara hayat vermişlerdir. Milattan sonra I. Yüzyılda ise; Karapapaklar Borçalı topraklarına tamamen egemen olmuşlardır.

                     Tarihi süreci şöyle açıklamak mümkündür: Orta Asya’da ilk defa olarak teşkilatlı ve büyük bir imparatorluğu, Çinlileri Hiung-nu adı verdikleri, Hunlar kurmuşlardır. Hunlar, Oğuz boyu olup, Borçalı Türklerinin atalarıdır. Çin kaynakları; Göktürkler’in, Uygurlar’ın ve Kırgızlar’ın Hunların, soylarından geldiğini göstermektedir.

                   Şöyle ki: Tarihin bildiği en eski Hun Hakanı, Teoman’dır (Tuman). Hun Hakanlığı M.Ö. 220’den M.S. 216 yılına kadar yaşayan; Osman oğulları dışında en uzun süre hüküm süren bir İmparatorluktur. Teoman 11 yıl hükümdarlık yaptı. Bütün Türk kavimlerini ilk defa bir araya topladı. Teoman’ın yerine oğlu Mete Han tahta geçti.  

                 Türk Devlet teşkilatının gerçek kurucusu ve Hunlar’ın lideri; Çinlileri Mao-Tun dediği Mete Han’dır. (M.Ö. 209) Yine Çin kaynaklarından öğrendiğimize göre Türklerin tarihte bilinen en büyük hükümdarı Mete Han’dır. Bu bilgiler ışığında; Türkistan M.Ö. II. Yüzyılın başlarında Mete Tarafından fethedildi.

                Hunlar Çinlilerle sürekli savaşarak sınırlarını genişletti. Fakat ilerleyen yıllarda sürekli toprak kaybedilmeye başlandı. M.S. I. Yüzyılda Hunların başında bulunan iki kardeşin anlaşmazlığı Çin’in işini kolaylaştırdı. M.S. 48 yılında İmparatorluk, Doğu Hun İmparatorluğu ve Batı Hun İmparatorluğu diye ikiye ayrıldı. M.S. 93 yılında Batı Hun İmparatorluğu tamamen dağıldı. Hun İmparatorluğu’nu oluşturan Oğuz boylarının büyük bir kısmı Çin’in etkisindeki Doğu Yabgusu Ankou’nun yönetimine girdi. Bunu kabul etmek istemeyen Oğuz boyları göç etmeye başladı.

              Mete’nin kurduğu Asya Hun İmparatorluğu’nun M.S. I. Yüzyılda parçalanıp, dağılmasından sonra, imparatorluk içinde yer alan İki Türk boyu, Kafkasları aşarak Kür Irmağı boyunca yerleştiler. Bugün “Borçalı Terekemeleri” ve “Kazaklı Terekemeleri” olarak anılan bu boylar; başlarına siyah astragan kalpak giydiklerinden; yerleşik komşuları tarafından “Karapapaklar” diye adlandırıldılar.  Karapapaklarla Karkalpaklar biribirine karıştırılmamalıdır. Çünkü: Karapapaklar Oğuz boyudur, Karakalpaklar ise Kıpçak boyudur.

            Özellikle ticari münasebetler sebebiyle V. Yüzyıldan itibaren Oğuz boyları arasında yayılmaya başladığını bildiğimiz İslamiyet’in, VII. Yüzyılda Oğuzların büyük çoğunluğunun dini olduğu biliniyor. Bunun sonucunda nerede bir oğuz boyu varsa, bunlara Arapçada Türkmenler (Türkmenler=Oğuzlar) anlamına gelmek üzere “Terâkime” diye adlandırmışlardır. 

            Sonuç olarak; bugün Terekemeler olarak bilinen boy Mete’nin kurduğu, Büyük Hun İmparatorluğunun parçalanmasıyla, M.S. I. Yüzyıldan itibaren III. Yüzyılın başlarına kadar süren göç sonucu Kafkasları aşarak; Kür Irmağı boylarına adlarını verdiler. Kendi adlarını verdikleri Borçalı Çayı ve Kazaklı Çayı etrafına yerleştiler. Burada komşuları tarafından kendilerine Borçalı Karapakları ve Kazaklı Karpapakları adı takılmıştır. M.S. V. Yüzyıla kadar bu isimler tarih sayfalarında yer almakta iken; bölgenin İslamiyet’le tanışmasıyla kendilerine Araplar tarafından Terâkime adı verilmiştir. İslamiyet duygusu ağır bastığından; o yıllardan sonra Oğuz boylarına mensup “Borçalı Karapapakları” ve “Kazaklı Karapapkları” artık kendilerini; “Borçalı Terekemeleri” ve “Kazaklı Terekemeleri” olarak ifade etmişlerdir. 

          “Borçalı Türkleri” adlandırması ise; tüm Borçalı coğrafyasındaki Türkleri ifade etmektedir.

          Kadim Borçalı diyarı; Aran Borçalı ve Dağ Borçalı olmak üzere iki kısımdan oluşur. Yüzölçümü yaklaşık 7.000 kilometre karedir. Bu gün itibariyle Ermenistan, Rusya ve Azerbaycan sınırları içinde kalan topraklar hariç, Gürcistan arazisinin yaklaşık %10’u Borçalı Türklerinin yaşadığı topraklardır. Borçalı diyarı günümüzde Gürcistan yerel yönetimi altında Rustavi şehri ile birlikte altı ilçeden; Gardabani (Türkçe adı: Karayazı/Karatepe), Marnauli (Türkçe adı: Sarvan), Bolnisi (Türkçe adı: Çürük Kemerli), Dmanisi (Türkçe adı: Başgeçit), Tetriskaro (Türkçe adı: Ağbulak), ve Salka (Türkçe adı: Parmaksız) rayonlarını içermektedir. Bölgede yedi kent (Rustavi, Marneuli, Gardabani, Bolnisi, Dmanisi, Tetriskaro, Salka) ve sekiz kasaba (Kazret, Tamaris, Büyük Lilo, Gocor, Menglis, Şaumyan, Bedian, Trialet) ve 348 köy vardır. Bu köylerden 204 tanesi Türk köyüdür.

       Borçalı bölgesinde bugün itibariyle yaklaşık 500.000’ni aşkın Türk nüfus vardır. Bu rakam Gürcistan nüfusunun yaklaşık %13’ü civarındadır. Halkının inancı İslamiyettir. Borçalı diyarı ziraat alanında gelişmiştir ve bu yönde de tanınmaktadır. Borçalı bölgesinin 86 okulunda eğitim dili Azerbaycan Türkçesidir. Günümüz Gürcistan Parlamentosu’nda 4 tane Borçalı Türk Milletvekili vardır. Ayrıca Borçalı Türkleri Gürcistan’ın farklı devlet kademelerinde de üst düzey görevlerde bulunmaktadırlar. Borçalı’da Türk Kültürü’ne ait birçok mimari eser, mevcuttur. (Kaleler, tarihi camiler, köprüler v.b.) Bunlardan bazıları: Akçakale, Narince Kalesi, Narinkale, Koşulu Kalesi, Köroğlu Kalesi, Sınık Köprü ve Başgeçit Abidesi…      

 

BORÇALI ÂŞIKLIK GELENEĞİ:

       Borçalı edebi sisteminde üç kategori söz konusudur:  

  1. Borçalı Folklorü
  2. Borçalı Yazılı Edebiyatı
  3. Borçalı Aşıklık yaratıcılığı

 

Konumuz gereği biz sadece “Borçalı Aşıklık Geleneği” üzerinde duracağız.   

      “Borçalı Aşıklık ifadesi menim üçün hayat sözü, baht sözü, tanrı sözü, ozan sözü kadar eziz, şirin ve mukaddestir. Men gözümü açıp bu dünyaya gelende kulağıma gelen hoş sedalar içinde belki de en mukaddes ifadelerden birisi de Borçalı âşıklarının ifadesidir. Bu sözleri men hele bu âşıkların yüzünü görmeden evvel tam ta çocukluktan babalarımdan, emilerimden, dayılarımdan, öğretmenlerimden duymuşum ve sabırsızlıkla o günü beklemişim ki; aşıkları bizzat göreyim, onların boyunu bosunu, şahsiyetini göreyim,  seslerini işiteyim, yüreklerini duyayım, çaldıkları havaları ve şiirleri belleğime nakşedeyim. Talih menim bu arzularımı çok kısa zamanda gerçeğe çevirdi.” Diyor Zelimhan Yakup… 

           Evet! Borçalı Âşıklık Geleneğinin ve âşıklarının tamamına yakınını içeren ve Mahmut Kamaloğlu, Derviş Osman, Şureddin Karapapak tarafından 2005 yılında çıkarılmış olan “BORÇALI AŞIKLARI” kitabına önsöz yazmış olan, merhum Zelimhan Yakup’un ifadelerinin giriş paragrafıydı bu. Ve devam ediyor Zelimxan Yakup:

            “Borçalı aşıkları adı altında iki kelimenin yan yana gelmesi! Borçalı sözü ve aşık sözü… Belki de dünyanın hiçbir yerinde; hiçbir dilinde iki söz âşık sözü ile Borçalı sözü, Borçalı ifadesi ile aşık ifadesi kadar şirin ve güzel bir şekilde birleşmemiştir. Borçalı denildiğinde ister istemez o toprağı, o kökü, o bölgeyi, o hafızayı duyan, bilen, seven adamların aklına âşıklar, aşık denildiği zaman da Borçalı akla gelmektedir. Bunlar: Suda şeker eriyen gibi, birbirinin bünyesinde eriyen ifadelerdir. Bal ile Petek gibi, çiçekle arı gibi, kartal ile kaya gibi,  zirveyle kar gibi, dağ döşü ile buz gibi, gökyüzü ile turna gibi; birbirine yakın ve doğma ifadelerdir.” Diyor Zelimxan Yakup… İlerleyen satırlarının bir bölümünde de şunları söylüyor:

          “Anamın laylası (ninnisi)  ile birlikte Borçalı âşıklarının çaldığı saz havaları da ana sözü, layla (ninni) kadar mukaddes olarak menim ruhuma işledi, iliğime, varlığıma, canıma, kanıma işledi ve meni güzelleştirdi. Meni diri ve duru sakladı.” Dedikten sonra Borçalı’da 4 âşık adına özel dikkat çekiyor Zelimxan Yakup:

 

  • Borçalı Âşık Emrah
  • Hındı Memmed
  • Hüseyin Saraçlı
  • Âşık Kâmandar

 

     Bu âşıkların yer aldığı Borçalı mektebini başa koymak üzere Azerbaycan âşık ekollerini 5 (Beş) gruba ayırıyor. -ki bilinen ve halkın kabul ettiği de bu sınıflandırmadır. Azerbaycan âşık mektepleri (Ekolleri) özellik üstünlüklerine göre şöyle sıralanabilirler:

 

  • Borçalı Âşık Mektebi
  • Kazak/Gencebasar Âşık Mektebi
  • Göyce/Kelbecer Âşık Mektebi
  • Tebriz Âşık Mektebi
  • Şirvan Âşık Mektebi.

 

  İlerleyen ifadelerinin bir yerinde Zelimxan Yakup şöyle diyor: “Âşıklık sırf milli sanattır. Borçalı’ya da haklı olarak; sazın beşiği, ozanların ana vatanı, koşmaların, geraylı (semai) ların, bayatıların kaynayan bulağı diyoruz. Çünkü: Bu bölge saray tesirinden uzak olmuştur.”

Borçalı Türklerinden olan ve Kars/Dikme köyüne yerleşen halk arasında; aşık/ozan için halen söylenen atasözleri; halkın ozanlarına ne denli önem verdiğini açık olarak ifade etmektedir. Bu atasözlerinden bazılarını buraya almak istiyorum.

 

  • Aldı sazı çiğnine bakılmaz mezhebine dinine.
  • Aşıklı él kaşıklı olur.
  • Saz kudreti tanrı muhabbetidir.
  • Saz seven yürek saz (sağlıklı) kalır.
  • Mukaddes âşıkların adı Kuran geder ezizdir.

 

Mukaddes sayılan isimli âşıkların başında Borçalı Türklerinden olan Çıldırlı Âşık Şenlik’tir. Âşık Şenlik sazı göğsünde “Doksan üç Koçaklaması”yla, Rus Subayına şöyle meydan okuyor:

 

Ehli İslam olan işitsin bilsin

Can sağ iken yurt vermeyiz düşmana

İsterse Uruset ne ki var gelsin 

Can sağ iken yurt vermeyiz düşmana

  

Asker olan bölük bölük bülünür 

Sandınız mı Kars Kalesi alınır

Boz atlar üstünde Kılıç çalınır

Can sağ iken yurt vermeyiz düşmana

  

Şenlik ne durursuz atlara binin   

Sıyra kılıç düşman üstüne dönün 

Artacaktır şanı bu Alosman’nın

Can sağ iken yurt vermeyiz düşmana

 

Diyen Çıldırlı Âşık Şenlik’le birlikte, Bakü’de Yaşayan ama Borçalı Türklerinden olan Teymerxan Qurbanov, Kars bölgesinde yaşayan Borçalı Türklerinden Âşık Selahattin Dündar, Âşık Mürsel Sinan, Âşık İslam Erdener, Âşık Şeref Taşlıova, Âşık Murat Çobanoğlu, Âşık Karahanlı, Aşık Memmed Sosgertli sadece bir kaçıdır.

     Borçalı mektebine mahsus olan Borçalılı âşıkların yanı sıra; Borçalılı olmayıp da Borçalı âşık tarzını kullanan âşıklardan bazıları ise şunlardır:  Âşık Mikâil Azaflı, Âşık Elesker, Aşık Bala Memmed, Âşık Dede Şemşir, Âşık Dede Kasım, Âşık Qurbani,  Tufarganlı Âşık Abbas, Hasta Hasan v.d.

      Çok önemli bir husustur ki; Borçalı Türklerinden veya Borçalı mektebini tarzını kullanan kadın âşıklar öteden beri var olmuşlardır. Bunlar: Âşık Peri, Âşık Nargile, Âşık Sona, Âşık Dilara Azaflı, Âşık Gülara Azaflı, Âşık Terekeme Zülfiye, Aşık Telli Borçalı, Aşık Aytekin Kanberkızı, Aşık Gültekin Kanberkızı, Aşık Samira bunlardan sadece bir kaçıdır.

      Borçalı Türkleri; Türkiye Cumhuriyeti’ne, Türk Bayrağına ve Atatürk’e yürekten bağlıdır. Sözlerimizi Borçalı topraklarından olan ve Borçalı Âşık Mektebi’ne mahsus, üstat âşıklarından Âşık Kâmandar’ın; Atatürk ve Azerbaycan’ı bağdaştırdığı bir şiiri ile bitirelim ve 1983 tarihinden beri kullandığım 9 telli 13 perdeli, geleneksel Azerbaycan âşık sazı ile çalıp söyleyelim.

 

Ellerine heyranam men

Dillerine heyranam men

    Bayrağına kurbanam men

     Atatürk’üm doğma ganım

            Bir de Azerbaycan’ım

              Divanına geldim şadam

                      Kömeyh olsun kıblem kâbem

               Ha! Gayretli oğuz babam

                               Atatürk’üm doğma ganım

                         Bir de Azerbaycan’ım

 Kâmandar’am sözüm zerden

 Hak saklasın bednezerden

 Salamlar var göğ Hezerden

                   Atatürk’üm doğma ganım

                  Bir de Azerbaycan’ım

 

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, sahnedeki insanlar

Sayın Âşık Selahattin Dündar'a katılımlarından dolayı İLESAM Yönetim Kurulu Üyesi Durak Turan Düz tarafından bir “Teşekkür Belgesi” takdim edildi.


Görüntünün olası içeriği: 2 kişi

Etkinliğin ikinci yarısını oluşturan şiir dinletisi Durak Turan Düz tarafından gerçekleştirildi.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta

Mehmet İler, Kemal Kurnaz, Songül Dündar, Muzaffer Yurdakul, Âşık Süleyman Demir, Sadık Kılıç, Celal Yenitürk, Âşık Yakup Temelli, İbrahim Atasoy, Mehmet Gökçe, Hüsnü Ekizceli, Erdoğan Pamuk, Feyzi Daşkın, Ozan Arif Sarıtürk, Musa Ay, İbrahim Bekler, Bekir Aksoy, Hanlar Koca, Hami Özalan, Kemal Arslan, Ozan Seyfettin Çoban, Hüseyin Ünlü, Nurettin Gür Ozanoğlu, Necmi Dal, Merih Baran, Ahmet Afacan, Hayrettin Gültekin,  Veli Zor, Emrullah Özgül, Baki Kılıçaslan, Bayram Yelen, Tevriz Çiçek, Selahattin Çiçek, Aida Zeynalova, Mahir Ünat, Leyla Yıldırım, Ozan Dudai, Tuncer Ulusoy, Elifçe, Ertuğrul Yılmaz'da etkinliğe katılan isimler arasındaydı.


TÜRKİYE İLİM ve EDEBİYAT ESERİ SAHİPLERİ MESLEK BİRLİĞİ
İLESAM GENEL MERKEZİ

Adres: İzmir 1. Cadde No: 33/16 Aydın Apartmanı, Kat:4 Kızılay / ANKARA 

Tel: 0312 419 49 38  / Fax: 0312 419 49 39

Web:  www.ilesam.org.tr

E- Posta : ilesam@ilesam.org.tr



 Okunma Sayısı : 4         05 Kasım 2018