İLESAM CUMARTESİ SOHBETLERİ VE ŞİİR DİNLETİSİ 

     
  Terekeme Türklerinde  Gülmece ve Hingilleme Kültürü 
 


1 Aralık 2018 Cumartesi, Saat:14.00 

İLESAM Genel Merkezi Salonu

  


Edebiyatın, sanatın, kültürün ve aktüel konuların konuşulduğu, şiirlerin okunduğu etkinliklerine devam eden Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliğinin Cumartesi toplantılarından biri daha 1 Aralık 2018 tarihinde İLESAM Kültür Evinde gerçekleştirildi.

İLESAM Yönetim Kurulu Üyesi Durak Turan Düz'ün yaptığı açılış konuşmasıyla başlayan program, Songül Dündar'ın "Terekeme Türklerinde  Gülmece ve Hingilleme Kültürü" konusunu anlatması ile devam etti.


Görüntünün olası içeriği: 2 kişi

Sayın Songül Dündar'a konuşma metnini bizlerle paylaştığı için teşekkür ediyor ve metni sizlere aktarıyoruz.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi
   
     

          Terekeme Türklerinde  Gülmece ve Hingilleme Kültürü  

            TEREKEME KİMDİR?

           Bilimsel olarak Terekeme ile Karapapak Türkü aynı anlamdadır.

           Gelelim Terekemelerin ve Karapapak Türklerinin kim olduğuna; M.Ö. III. yüz yılda Teoman, bir Türk devleti olan Hun devletini kurar. Teoman’ın oğlu Mete Han, Hun imparatorluğunu oluşturmaya başarır.  Hun imparatorluğu birçok Türk boylarından oluşmuştur.  Ok: Boy anlamında olup, Uz: Çoğul ekidir. Böylece Ok- Uz, boylar anlamında kullanılmak üzere, Oğuz şeklinde ifade edilmeye başlanır.                                                        

          Hun imparatorluğu M.S. I. yüzyılda, Doğu Hun ve Batı Hun diye ikiye ayrılır. 

 M.S. II. Yüz yılda tamamen dağılır. Batı Hun tarafında kalan ve Çinlilere boyun eğmeyen Oğuzlar, M.S. I yüzyıldan itibaren (M.S.93) , Kuzey Kafkasya’nın bu günkü Borçalı ve Kazaklı bölgesine gelip yerleşirler. Bu göç dalgası Hun devletinin tamamen dağıldığı M.S. II. yy başlarına kadar devam eder.

          O yıllarda başlarına kuzu derisinden siyah Papak koydukları için, Borçalı ve Kazaklı bölgesindeki yerli halk tarafından Karapapaklar diye anılırlar. Bu adlandırma, İslamiyet’in bölgeye yoğun şekilde ayak bastığı M.S VII./VIII. Yüz yıla kadar devam eder. Araplar, Karapapaklar için Türkmenler anlamına gelmek üzere Terâkime adını kullanmışlardır. (Terâkime Arapçada çoğul olup, Türkmenler anlamına gelmektedir.)

  1. yüzyılda İslamiyet’in tamamen kabulünden sonra, dini ögelerin ağır basması ve Arapça sözcüklerin dilimize yoğun bir şekilde girmesi nedeniyle artık Karapapak adlandırması yerine Terekeme adı kullanılıyordu.

          Karapapaklardan başka bir de Karakalpaklar vardır. (Karakalpakistan).  Karapapaklar, Oğuz boyundan olduğu halde, Karakalpaklar çoğunlukla Kıpçak boyundandır. Azeri Türklerinin de özbeöz oğuz boyuna mensupturlar.

         Terekeme/ Karapapak halkının Kafkasya’dan Türkiye’ye gelişleri, savaş sonrası Ruslarla, İran’ın Kafkasya topraklarını paylaştığı, Türkmençay Antlaşması ile başlamıştır. (1828)  Birinci Dünya savaşındaki ‘kaç ha kaç’ la yoğun şekilde devam etmiş (1915 ten itibaren ) ve kurtuluş savaşı ile son bulmuştur.(1921)  Doksan üç Osmanlı- Rus harbinde (Hicri:1293/Miladi:1877- 1878) Kars’ın Rusların eline geçmesi ile o tarihe kadar Kars’a gelip yerleşen Terekeme/Karapapaklar Anadolu’nun içlerine ve birçok yerlere doğru göç etmek zorunda kalmışlardır. Bunlar; Erzurum, Sivas, Kayseri, Ankara, İstanbul, Ağrı il merkezi ve köyleri, Taşlıçay ilçesi ve köyleri, Amasya, Tokat, Adana, Malatya, Balıkesir, Manisa, İzmir, Çorum, Kırşehir, Konya, Muş ve çevresi v.b.) Kars, Ardahan, Iğdır’a gelenler ise 1920 yılından itibaren Kafkaslar’dan akmaya başlamış ve 1921 yılında son bulmuştur. (İstisnalar hariç) Kaynak: Selahattin DÜNDAR/Terekeme Türkleri kitabı.

         FIKRA VE GÜLMECE KAVRAMI…

         Fıkralar ve gülmeceler bir yaşanmışlığın sonucudur. Fıkranın konu aldığı olaylar insanları güldürürken aynı zamanda düşündürür ve eğitir.  

Fıkralar, çok geniş veya belli genişlikte bir coğrafi alan içinde oluşan binlerce yıldan beri sözlü gelenekte yaşayan halk edebiyatının anonim ürünleri arasında yer almaktadır.

   Fıkra ve Gülmecelerde; kişi, olay, yer ve zaman olmak üzere dört öge bulunmaktadır.

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, ayakta duran insanlar ve iç mekan 
   

   HİNGİLLEME KİTABIMIN ÖYKÜSÜ…

           Dost okurlarım, hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.

Yolculuğunuza yoldaş, yalnızlığınıza ses, daraldığınızda nefes, yüzünüze gülücük olacağına inandığım ve Terekeme şivesinde GÜLME anlamına gelen, HİNGİLLEME adlı kitabımı yüreğinize emanet ediyorum. O sizi gülümsetecek, siz de onu çok seveceksiniz.”  

           Terekeme fıkraları, geniş bir coğrafyanın insanları olan Terekemelerin yaratıları ve yaşadıkları olaylardır. Ben, Kars ili Terekeme kültürüne mensubum. Hal böyle olunca, zaten var olan Terekeme kültür birikimim üzerine araştırmalarımı da koyduğumda, “Hingilleme” adını verdiğim “Terekeme/ Fıkra ve Gülmeceleri” kitabım vücut bulmuş oldu.

      Çok zengin bir kültür olan Terekeme Kültürü; ozanlarıyla, âşıklarıyla, şairleriyle,  icracılarıyla, yazarlarıyla, ilim ve bilim adamlarıyla kitaplara sığmayacak kadar engin, ciltlere sığmayacak kadar zengin bir deryadır.  HİNGİLLEME/GÜLME isimli kitabım da o deryada sadece bir damladır.

Bu çalışmalarla, fıkra literatürümüze pek çok güldürüler yani Terekeme söyleyişiyle hingillemeler kazandırdığıma inanıyorum. Terekeme Türklerinin kültürünü sıkmadan eğlenerek öğrenmeği amaçladım.

HİNGİLLEME KİTABIMDAN TEREKEME FIKRA ÖRNEKLERİ…

                                  DALDAN DOLAN KİRVE

Kahramanmaraşlı dondurmacısından daha da şişko Fikret kirve, faytoncuların devamlı müşterisidir. Kars fayton pazarında herkes onu tanır. 
Sıradaki faytona yanaşır ve Terekeme faytoncuya seslenir:

- Faytoncu gardaş meni Bülbül’e (Bülbül Mahallesine) akrabalarıma, şu adrese götürersen mi?

- Aye Fikret kirve niye götürmüyüm pulunnan (parasıyla değil mi) döyül mü?

Pazarlık bittikten sonra:

Fikret Kirve;

- Aye éleyse men miném

Faytonun yanından tam bineceği sırada, Fikret kirvenin enine boyuna bakan Terekeme faytoncu:

- Gurvan olom kirve daldan dolan at ürkmesin…

                                  AKİDE

Akideyi çok seven Terekeme kadının kocası ölür. Aradan uzun zaman geçer. Adet üzere oğlan anasına sorar;

- Ay ana sen akideyi çok seversen, seni ere mi verem, yoksa akide mi além?

Anası içini çekerek cevap verir.”

- Men akideyi hası tişimnen yiyim gurvan olom!!!

                       AYE SEN KİMSEN

  Terekeme İmirze tarlada çalışan bir gence bağırır.

- Aye sen kimsen, kimlerdensen?

- Men Oğuzların Hasan’ın oğluyam.

- Bilérem bilérem. Hasan’ın iki oğlu varıydı. Biri sağdı, o biri ölüfdü. Sen hassısan?

 

Sayın Songül Dündar'a katılımlarından dolayı İLESAM Yönetim Kurulu Üyesi Durak Turan Düz tarafından bir “Teşekkür Belgesi” takdim edildi.

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, ayakta duran insanlar

Etkinliğin ikinci yarısını oluşturan şiir dinletisi Ayla Mediha Eser tarafından gerçekleştirildi.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi

Durak Turan Düz, Bayram Yelen,Yaşar Kalafat, Yavuz Eger,Fevzi Gül, Aslan Öztürkler, Muammer Bilgir, Erdoğan Feyzioğlu, Hüsnü Ekizceli,İbrahim Bekler, Ammar Sılaoğlu, Hüseyin Gürsoy, Ahmet Afacan, Mehmet Kotan, Seher Elyıldırım, Hemiyet Elyıldırım Alaçam, Hürriyet Akbulut, Leman Çelik, Fatma Coşgunaras, Adil Karagöz, Üzeyir Gündüz, Ayla Mediha Eser, Sebahattin Çoban, Muzaffer Yurdakul, Nedime Tatar Sivaslıoğlu, Saim Yaylagül, Nurettin Gür Ozanoğlu, Celali Yenitürk,Feyzi Daşkın, Aşık Yakup Temeli, Mahir Ünat, Ozan Sevdai, Aşık Selahattin Dündar,Veli Zor, İbrahim Baki Kılıçaslan, Zeliha Çonkur, Süleyman Demir, İbrahim Aydoğan,Murat Güvenlik (Dudahi),Tuncer Ulusoy (Ezberi), Aysel Yaşar'da etkinliğe katılan isimler arasındaydı.

Görüntünün olası içeriği: 22 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar

TÜRKİYE İLİM ve EDEBİYAT ESERİ SAHİPLERİ MESLEK BİRLİĞİ
İLESAM GENEL MERKEZİ

Adres: İzmir 1. Cadde No: 33/16 Aydın Apartmanı, Kat:4 Kızılay / ANKARA 

Tel: 0312 419 49 38  / Fax: 0312 419 49 39

Web:  www.ilesam.org.tr

E- Posta : ilesam@ilesam.org.tr




 Okunma Sayısı : 14         03 Aralık 2018