İLESAM CUMARTESİ SOHBETLERİ VE ŞİİR DİNLETİSİ 

        
 950. Yılında Kutadgu Bilig’i Yeniden Anlamak

 

9 Şubat 2019 Cumartesi, Saat:14.00 

İLESAM Genel Merkezi Salonu

 











Edebiyatın, sanatın, kültürün ve aktüel konuların konuşulduğu, şiirlerin okunduğu etkinliklerine devam eden Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliğinin Cumartesi toplantılarından biri daha 9 Şubat 2019 tarihinde İLESAM Kültür Evinde gerçekleştirildi.

İLESAM Yönetim Kurulu Üyesi Durak Turan Düz'ün yaptığı açılış konuşmasıyla başlayan program, Prof. Dr. H. Haluk Erdem'in 950. Yılında Kutadgu Bilig’i Yeniden Anlamak konusunu anlatması ile devam etti.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta


Sayın Prof. Dr. H. Haluk Erdem'e konuşma metnini bizlerle paylaştığı için teşekkür ediyor ve metni sizlere aktarıyoruz.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi 

950. YILINDA KUTADGU BİLİG’İ YENİDEN ANLAMAK

Prof. Dr. H.Haluk Erdem

                                                                      ‘‘Kişinin gönlü dipsiz bir deniz gibidir;

                                                                   Bilgi onun dibinde yatan inciye benzer’’

                                                                                                                                                                                                                                         Yusuf Has Hacib


            Kutadgu Bilig, mutluluk veren bilgi anlamına gelir. Yusuf Has Hacib eserinde mutluluk veren bilginin ne olduğunu ve insanın bunu nasıl kazanabileceğini anlatır. Eser hakkında genellikle yapılan çalışmalar onun bir siyasetname/öğütname olduğundan hareket eder edebiyat alanının zengin bir ürünü olduğuna işaret eder. Oysa; eserin adından da anlaşıldığı gibi, mutluluk veren bilgi anlamına geliyorsa, içinde yazılanların herkesi ilgilendirdiği açıktır. Yalnızca bir yönetim ya da yöneticiye söylenmiş bir içerik taşımamaktadır.

            Kutadgu Bilig hiç şüphesiz adaletli yöneticinin nasıl olması konusunda çok önemli bilgiler vermektedir; ancak her şeyden önce bu metin Türk Felsefesinin doğuş noktasında, günümüze ve geleceğe uzanan, geçerliliğini hiç kaybetmeyecek felsefi hakikatler doludur. Bu hakikatler de bütün insanlar için konuşmaktadır. Eserin diyalog biçiminde yazılması da bunu gösterir. Diyalog, hakikatlere ulaşmak için karşılıklı olarak bir yol alma halini barındırır. Kısaca belirtmekte fayda görüyoruz: Mutluluk veren kalıcı bilginin ne olduğunu bilmek bugün herkesin merak ettiği bir konudur; dolayısıyla metni bir de bu gözle okumak da yarar vardır.

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, oturan insanlar

             Yusuf Has Hacib’in bu eserini neden yazdığını bilmek, felsefi bilginin üretimi için şart olan, hayatta karşılaşılan aykırılıkları fark etmekten geçtiğinden, önemli bir noktadır. Filozof olarak Hacib içinde bulunduğu durumu şu sözlerle ifade etmektedir: ‘‘‘‘Ben bütün arzularımı buldum, fakat bir insan bulamadım (…) Vefa kıtlaştı, dünya cefayla doldu. Eğer bir vefalı, cömert insan bulursam, onu sırtımda taşıyayım, gözüme süreyim (…) İnsanın ismi kaldı; insanlık kayboldu; bu insanlık nereye gitti, ben de arkasından gideyim (…) Dost ve ahbaplarımda ben sadakat bulamadım; kardeşim bana yabancı gibi duruyor, ona gönlümü nasıl açayım (…) Konu, komşu, sevinç ve keder arkadaş nerede; arkadaş ve dost diye güvenilecek kim var; ben onu bey yapıp kendim ona kul olayım. Ben insan bulamadım, dertliyim ve yalnızım. Halk neden bozuldu, niçin iyi adetleri bıraktı; hangi zamana rastladım, nereye gideyim (…) Bütün iyiler gitti, kanunu ve iyi ananeleri beraber götürdüler; burada insan artığı kaldı, iyileri nasıl bulayım; bu insan kılığında dolaşanların hepsi adamsa, evvelkiler melek miydiler, ne bileyim’’ (Hacib, beyitler: 6567-6569, 6575, 6582, 6585-6588, 6595, 6596).

             Yusuf Has Hacib mutluluk veren bilginin kitabını bu duygu ve düşünceler içinde yazmaya başlayacaktır. Onun ilk çıkış yolu kendisiyle başlar ve peşinden şu yargılar gelir: ‘‘Ne kadar bilsen de yine ara, ‘‘bilirim’’ dersen, sen henüz bilgiden uzaksın; bilenler arasında sen bilgisizlerden sayılırsın’’ (Hacib, beyit: 6608). Bu sözler kişinin kendisini tanıması gerekliliği, doğasından uzaklaşmamasının ölçüsünü anlatır ve Yunus Emre’de de ifadelenecek kendini bil! parolasını gösterir. İnsanın  kendini  bilmesine ilişkin Kutadgu Bilig’te çok sayıda ifade yer almaktadır: ‘‘Kendisini bilmeyen kendini kendinden uzaklaştırır (…) Kendine hakim ol (…) İnsan kırk yaşına gelir ve kendi doğasını bilmezse; nutuk sahibi olmasına rağmen o tam bir hayvandır (…) Kendini unutma (…) Kendini unutma sözünü her an hatırla (Hacib, beyitler: 4452, 4637, 5409, 5412, 6610).

              Yusuf Has Hacib 1019 yılında Balasagun’da (Kuz-Ordu) soylu bir aile içinde dünyaya gelmiş eseri Kutadgu Bilig’i on sekiz ayda yazmıştır. Eser Balasagun’da yazılmaya başlanmış, 1069 tarihinde Kaşgar’da tamamlanmıştır. Yapıtı Karahanlılar hakanı Süleyman Arslan Hakan oğlu Tavgaç Uluğ Buğra Han’a sunan Yusuf ‘‘hizmetler arasında en ince hizmet’’ olan haciblik unvanını almıştır. Kaşgarlı Mahmud’la aynı dönemlerde yaşamış, aynı dili ve kültür çevresini paylaşmış olmalarına rağmen birbirlerini ve eserlerini tanımamış oldukları bilinmektedir.

Kaynakça: Yusuf Has Hacib, Kutadgu Bilig, (Çev: Prof.Dr. Reşid Rahmeti Arat), Kabalcı Yayınevi, İkinci Basım, İstanbul, 2008.

Prof. Dr. H. Haluk Erdem'e katılımlarından dolayı İLESAM Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Nurullah Çetin tarafından bir “Teşekkür Belgesi” takdim edildi.

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, ayakta duran insanlar, ayakkabılar ve takım elbise

Etkinliğin ikinci yarısını oluşturan şiir dinletisi Sibel Unur Özdemir tarafından gerçekleştirildi.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, ayakta

Halil Yazanel, Seyfettin Çoban, Hikmet Özdemir, Fevzi Daşkın, Muzaffer Yurdakul, Hüseyin Ünlü, İlhami Sarıçam, Yusuf Doğan, Selin Buldaş, Pınar Kızılhan, Hüsnü Ekizceli, Hicabi Koçak, Aziz Kombul, Nurettin Gür Ozanoğlu, Prof. Dr. Nurullah Çetin, Mine Hoşcan Bilge, Necati Aslan, Fevzi Gökalp, Durak Turan Düz, Hayrettin Gültekin, Veli Zor, Mahir Ünat, Aşık Dudai, Mustafa Kaya Akozan, Talat Gençosmanoğlu, Faik Benli, Muhammer Saitoğlu, Mustafa Yaşar, Songül Dündar, Yakup Temelli ve Selahattin Dündar'da etkinliğe katılan isimler arasındaydı.


Görüntünün olası içeriği: 20 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar ve iç mekan
Fotoğraf açıklaması yok.

TÜRKİYE İLİM ve EDEBİYAT ESERİ SAHİPLERİ MESLEK BİRLİĞİ
İLESAM GENEL MERKEZİ

Adres: İzmir 1. Cadde No: 33/16 Aydın Apartmanı, Kat:4 Kızılay / ANKARA 

Tel: 0312 419 49 38  / Fax: 0312 419 49 39

Web:  www.ilesam.org.tr

E- Posta : ilesam@ilesam.org.tr



 Okunma Sayısı : 67         11 Şubat 2019