Düşüncesini Anadolu Toprağıyla Yoğuran Adam
Türk romanının ve düşünce hayatının önemli isimlerinden Kemal Tahir, vefatının 35. yılında İstanbul Büyük Şehir Belediyesi Kültürel ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı Kültür Müdürlüğü tarafından düzenlenip Kültür AŞ tarafından organize edilen bir etkinlikle anıldı.


Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte ilk önce TRT yapımı “Portreler Galerisi” belgeseli gösterildi. Murat Belge, Mete Tuncay, Selim İleri vb. isimlerin yorumlarına da yer verilen belgeselde görüş bildiren Taha Akyol’a göre;

Kemal Tahir, “salon sosyalizmi” yapmaktan daima imtina eden ve döneminin ağır şartlarına rağmen halka inen, halkla bütünleşen ilk büyük sosyalisttir. O, romanlarında, hikayelerinde hep aynı hakikat üzerinde durmuştur: “Gerçek Yerli Düşünce!!!” Yani, bizim topraklarımızda yeşermiş, bizim özelliklerimizi taşıyan ve bizi simgeleyen maddi-manevi değerlerin tümü. Kemal Tahir’i döneminin aydınlarından farklı kılan hassas çizgi de budur. Bu hassas çizginin, tarihi gerçekler saptırılmadan genç nesillere aktarılması çok önemlidir.


19 Nisan 2008 Cumartesi günü saat: 14.00’de gerçekleştirilen programda daha sonra başkanlığını Tarihçi Prof. Dr. İsmail Coşkun’un yaptığı açık oturuma geçildi. Kemal Tahir’in fikir ve ruh dünyasına adeta bir yolculuk yapılan açık oturumda katılımcılar sırası ile şu değerlendirmelerde bulundular:

Prof. Dr. Hüsametin Arslan;

Kemal Tahir’in beni ilgilendiren yönü, yakın tarihin önemli bir entelektüeli oluşudur. O, entelektüel sıfatını her yönü ile hak eden bir insandır. Bulunduğu toplumun ve devletin marjininde asla olmamıştır. O’nu Kemal Tahir yapan asıl değerler şunlardır; uzun bir süre mahpus hayatı yaşamış olmasına rağmen devletine karşı sert ve eleştirel bir tutum içerisine girmemiş, halkı ile daima barışık olmuştur.

Hulki Aktunç;

Kemal Tahir’e göre “Gerçeklik” bir kez elde edilip daha sonra sürekli kullanılacak bir şey değildir. Her hadisenin ortaya çıkardığı kendisine has bir “gerçekliği” vardır. O; “Ben her romana çırak olarak başlar, ortasında kalfa olur, sonunda usta olursam ne mutlu bana diyor.” Bir entelektüel olarak fikir dünyası çok zengin, medeni cesareti çok fazla olmasına rağmen bir o kadar da, mütevazı olmayı becerebilen ender şahsiyetlerden biridir.

Kurtuluş Kayalı;

Kemal Tahir Türkiye’de toplumu “sosyalizm” ile buluşturan insandır. Resmi jargonun egemen söyleminden daima uzak kalmıştır. Bu özelliğinden dolayı dönemin entelektüelleri içerisinde en çok eleştiri alan kişidir. “Ben 24 saat roman düşünür, roman yazarım.” Diyor. Bu söz ile Kemal Tahir’in anlatmak istediği gerçeklik şudur. Bir toplumun tarihine, sosyolojik gerçeklerine, “yerel”ine yani “öz” olana inmeden o toplum adına yazılan her roman yerli olmaktan uzaktır.

Cengiz Yazoğlu;

Walter Lippman “Herkes aynı fikirdeyse hiç kimse yeterince düşünmüyor demektir” diyor.

Düşüncenin önündeki en büyük engel, topluma tek fikir dayatmasıdır. Bu dayatma çoğu kez ilericilik adına yapıldığı için, hoşgörüsüzdür, eleştiriye kapalıdır. Bu haliyle de toplumu düşünce alanında kısırlaştırmaktan, kutuplaşmaya götürmekten başka bir sonuç vermez. Yerli fikrin, yerli düşüncenin kaynağı, Kemal Tahir’in dikkatimizi çekmeye çalıştığı halkımızın tarih boyunca kazandığı insani özelliği ve ortak aklıdır. Gerçekçi sonuca varmada, yerlilik, yani olaylara kendi gözümüzle bakabilmek en büyük gücümüz olacaktır.

Dinleyenlere “Yorgun Savaşçı” kitabının hediye edildiği etkinlikte ünlü yazarın Kemal Tahir Vakfı’nda muhafaza edilen kişisel eşyaları da (elbiseler, daktilo, sigara kutusu, çakmak, eldiven, saat, gözlük, ceza evindeyken kardeşi Nuri Tahir’in yaptığı tahta bavulu vb) sergilendi.


www.sanatalemi.net



 Okunma Sayısı : 975         25 Nisan 2008