Çankaya Köşkü’nde kültür ve sanat sohbeti
Mehmet Nuri Yardım
Sanat sadece kültür muhitlerinde mi konuşulur, yalnızca edebiyat mahfillerinde mi sözü edilmeli sanatın? Elbette hayır! Kültür, sanat ve edebiyattan aslında toplumun bütün kesimlerinde, üniversitede, kahvede, evde, işyerinde, dairede kışlada, mabette, kısacası insanın olduğu ve yaşadığı her mekânda söz edilmeli. Bu ilgiler sınırlı bir alanda kalmamalı, cemiyetin bütün katmanlarında canlılığını korumalı. Geçenlerde bu konular, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin en üst makamında ve seçkin bir topluluk tarafından ele alındı.

İstanbul’da kültür ve sanat faaliyetlerini toplumda daha etkili kılmak, gençleri bu konuda iyi bir şekilde yönlendirmek için yeni bir kuruluşun hizmet vermeye başladığını biliyor musunuz? İstanbul Kültür ve Sanat Platformu, yaklaşık 1,5 seneden beri teşekkül etmiş önemli bir sivil inisiyatif... Aydınlardan, yazarlardan, edebiyatçılardan, müzisyenlerden, yönetmenlerden, sinema ve tiyatro sanatçılarından, hattatlardan, ressamlardan kısacası sanatın bütün türlerinde ustalığını kabul ettirmiş isimlerden oluşan bir sivil toplum kuruluşudur. Bu kuruluşun temsilcileri, geçenlerde Çankaya Köşkü’ne çıktı ve Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül ile bir görüşme yaptı. Bu heyetin içinde sosyoloji profesörü Ümit Meriç, şair ve yazar Yavuz Bülent Bâkiler, ebru sanatkârı Hikmet Barutçugil, tezhip sanatı uzmanı Prof. Dr. İlhan Özkeçeci, kültür tarihçileri Dursun Gürlek, Abdullah Kılıç, Süleyman Zeki Bağlan ile birlikte ben de vardım.

Ankara’ya İstanbul’dan iki kafile halinde gitmiştik. 20 Haziran Cuma günü aynı dakikada, saat 15.55’te Çankaya Köşkü’nün kapısı önünde buluştuk ve içeri alındık. Bizi karşılayan Cumhurbaşkanı Özel Kalem Müdürü H. Avni Karslıoğlu ve diğer yetkililerdi. Çankaya Köşkü’nün bekleme salonunda sohbet yine kültür, yine sanat, yine kitap hakkındaydı. Vakit gelip de ana salona geçtiğimizde Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül hepimizi güleryüzle karşıladı ve tek tek her birimize “Hoş geldiniz” dedi. Cumhurbaşkanımız her zamanki mütebessim çehresiyle İstanbul’dan kendisini ziyarete gelen kültür sanat adamlarıyla ayrı ayrı ilgilendi ve hatırlarını sordu. Tanışma faslı uzun sürmedi. Ardından hepimiz hediyelerimizi, yani daha önce imzaladığımız kitaplarımızı Sayın Cumhurbaşkanı’mıza arz ettik. Hikmet Barutçugil ise çok güzel bir ebru tablosunu armağan etti. Son derece yararlı bir sohbet başladı.

Heyet adına ilk konuşmayı yapan Abdullah Kılıç, İstanbul Kültür ve Sanat Platformu’nun kuruluş amacını ve bugüne kadar yaptıklarını ifade etti. Medeniyet merkezli bu buluşma ve dayanışma ile Türk kültürüne ve sanatına katkı sağlamak istediklerini anlattı. Cumhurbaşkanı’na ilk soruyu Yavuz Bülent Bâkiler yöneltti ve Türkiye’nin Türk dünyası ile olan kültürel münasebetlerini merak ettiğini söyledi. Cumhurbaşkanı geniş açıklamalar yaparak bu konuya verdiği önemi anlattı. Göreve geldiği günden beri Türk dünyasına yaptığı gezilere dikkat çekti. Daha sonra Ümit Meriç İstanbul Kültür ve Sanat Platformu’nun kuruluş hikâyesini dile getirdikten sonra yapılan ve yapılması düşünülen projelerden söz etti. Hikmet Barutçugil ise, klâsik Türk sanatlarına son yıllarda halkımız tarafından gösterilen büyük ilgiyi hatırlattı ve bu sahada yapılan çalışmalara temas etti. Ben de Cumhurbaşkanımız tarafından bu sene başlatılan "Türkiye Okuyor" kampanyasının öneminden ve sivil toplum kuruluşları tarafından daha çok sahiplenilmesi gerektiğinden söz ettim. Her konuşmacıyı dikkatle dinleyen Cumhurbaşkanı, yakın alakasıyla heyetin büyük takdirini kazandı. Köşkün kabul salonunda âdeta bir beyin fırtınası esti. Çankaya Köşkü son bir yıldan beri halka açılırken, öbür yanda Türkiye’nin değerli ilim, kültür, sanat ve edebiyat adamları ard arda bu mekânda ağırlanıyor ve kendileriyle fikir alışverişinde bulunuluyor. Bu gelişme toplumumuzda olumlu yankılar uyandırmaya devam ediyor.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, kültür sanat adamlarının bir çatı altında toplanmasının önemini vurgulayarak, Türk kültür ve sanatına bu şekilde daha çok hizmet edilebileceğini, genç nesillerin de bu birliktelikten çok yararlanacağını belirtti ve heyetin ziyaretinden memnun olduğunu söyledi. Görüşme, samimi ve sıcak bir ortamda geçti. İçilen çayların ardından toplu fotoğraf çekildi. Daha sonra Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, hepimizle tek tek tokalaştı ve bizi kapıda uğurladı. Çankaya Köşkü’nde yaklaşık 40 dakika devam eden sanat sohbetinin ardından vedalaşıp çıktık. İstanbul’a dönüş yolunda Türk milli takımının galibiyeti, olumlu intibalarla geçen bu gezimizi taçlandırmıştı.
http://www.sanatalemi.net/Sayfala.asp?nereye=yazioku&ID=12108



 Okunma Sayısı : 2132         26 Haziran 2008